Savaş atmosferi nasıl yok edilir? İşte cevabı!
Konsollar için yapılan ve daha sonradan PC’ye sürülen birçok yapım vardır. Bazıları gerçekten iyi port edilir, bazıları ise hataları ve kötü portuyla içler acısı durumdadır. Birde istisna olan oyunlar vardır. Bunlar konsol platformunda kötüdür, PC’ye aktarıldıklarında gene kötü durumlarını muhafaza ederler. Daha önce X360 için piyasaya sürülen 2. Dünya Savaşı konulu Hour of Victory de işte bu grupta yer alan örneklerden biri olarak yerini alıyor.
Üç pehlivan
Yapım konu olarak müttefik kuvvetlerinin, Almanların atom bombası çalışmalarını engellemeye çalışmasını ele alıyor. Burada devreye üç farklı karakter giriyor. Bunlar Ross, Bull ve Taggert. Bölüme başlamadan önce bir karakteri seçmemiz gerekiyor. Böylece maceraya başlıyoruz. Üç karakterinde birbirinden farklı yetenekleri var. Ross bir komando ve birebir çatışmalarda en etkili isim. Bull elinde Sniper’ı uzaktan Alman askerlerini indirebiliyor. Taggert ise telleri kesip arka kısımlardan dolaşarak düşmanları sessiz bir şekilde öldürebiliyor. Yapımcılar farklı yeteneklerle oyunu biraz daha çeşitlendirmeye çalışmış, ancak ortaya pek bir şeyler çıkmamış. Sadece monoton oyun yapısını çok az daha farklı kılabiliyor.
Düşman askerleri bir ördek yavrusu kadar olmayan akıllarından dolayı, atış poligonlarındaki kağıt hedeflerden farksızlar. Genel olarak çok kolay bir şekilde kurşunlara yem oluyorlar. Oyundayken bir tanesi karşımda tam ateş ederken diğer ikisi yanına gelip, Dalton’lar gibi yan yana sıraya dizildiler. Hepsini güzel bir şekilde tarayıp, edebi hayata yolladım. O kadar üstlerine kurşun boşaltmama rağmen, bir tanesi bir yere kaçmaya çalışmadı bile. Bu durum 2. Dünya Savaşı atmosferini bozup iyice yapaylığa sürüklüyor.
Ne port ama!
Unreal Engine 3’le hazırlanan grafiklerin de pek bir kalitesiz olduğunu da vurgulamak lazım. Ne yazık ki, motoru adam gibi kullanıp görsel yanı güzel bir şekle sokamamışlar. Sesler grafiklerden biraz daha elle tutulur vaziyette. Ancak bazı zamanlar arada kulağı tırmalayabiliyorlar.
Artık çoğu oyunda karşımıza çıkmaya başlayan Games for Windows Live sistemi, Hour of Victory’de de kullanılmış. Oyunu oynamak için bir tane hesap açmanız gerekiyor. Yapımda ilerledikçe Achievement’ları açabiliyorsunuz. Bunların bazıları Single Player, bazıları ise Multiplayer’da açılıyor. 20 kişiyi temizlemek, 75 kişiyi kafadan vurmak gibi çeşitli atraksiyonlar yaparak Achievement’ları açabilirsiniz. Bunlarda bize puan olarak geri dönüyor. Gene Multiplayer’ı da Live hesabınızla oynayabiliyorsunuz. Çoklu oyuncu modu Single Player’a göre biraz daha iyi.
X360’ta rezalet olan Hour of Victory, PC’de de ne yazık ki iç açıcı değil, hatta iç karartıcı. Savaş olsun FPS olsun oynarım diyorsanız, ufak bir alternatif olarak düşünebilirsiniz. Ancak genel olarak uzak durulması gereken bir yapım olarak yerini alıyor.
But perhaps the most crushing aspect of Hour Of Victory is that even when it does try something new, it just never manages to make things work as they should. The main evidence for this is the almost totally redundant use of your three soldiers’ individual skills. More often than not, these simply offer an ever-so-slightly different route around the same obstacle but the number of occasions on which this forced choice alters gameplay enough to warrant its inclusion can be counted on the fingers of one hand. Elsewhere, giving enemies the ability to duck out of the way of obvious mêlée attacks is a great concept, but it just doesn’t work. Apart from the fact that there are so many single-shot kill weapons, there’s also the annoyance of the dodge animation triggering way after the strike should connect. It’s little more than another splatter of frustration in an already arduous game.
The easiest way to look at it is that Hour Of Victory simply isn’t a finished product. Frequent crashes, scrappy fundamentals, all kinds of jaw-dropping glitches and rudimentary errors in missions conspire to make this one of the sloppiest and most embarrassing 360 releases to date.
Every aspect - from concept to execution - is so sorely flawed as to make even GoldenEye: Rogue Agent blush and to find a game so virtually meritless in this day and age is a rare thing indeed. Had this been a budget title designed to beat Call Of Duty 2 onto the shelves, Hour Of Victory could possibly have scraped some semblance of purpose. But surrounded by stronger, more recognisable and most importantly finished rivals as it is, there’s just no logical explanation for the existence of this upsetting mess. ‘Several Hours Of Abject Misery’ would have been a far more fitting title.


Oyunlar hakkinda yorumlar